BU NEYİN SEÇİMİ?

-SESLİ MAKALE- ADEM İNSANOĞLU YAZDI...
Bu seçim; hak ile batılın, Küfür ile İslam'ın veya iyi ile kötünün seçimi değil! Bu seçimle biz; din için, hilafet için veya şeriat için oy vermeyeceğiz. Bu seçimden sonra “din elden gidecek” veya “cumhuriyet elden gidecek” diye bir kaide de yok. Bu seçim, 15 Temmuz Muharebesinden “Diriliş” ile çıkmış bir ülkenin “Yükselişine” kapı açacak bir seçimdir! Bu seçim, bütün vesayetleri bitirecek yeni bir özgürlük mücadelesidir! Bu seçim, dış mihrakların egemenliğinden çıkmış, tam bağımsız ve milli bir devlet olmanın seçimidir!
Dünya Bizden Ne İstiyor?
Dünya üzerinde kendini Dünyamızın jandarması olarak gören kimi ülkeler; kendileri dışındaki bir ülke istikrarlı bir büyüme yakalayıp, onların ligine girmeye çalıştığı zaman, dört bir koldan o ülkede kargaşa çıkartırlar. Bunun için yıllarca besledikleri, büyüttükleri ve eğittikleri işbirlikçilerini sahaya sürerler. Dünyanın parasını harcarlar. Kendi basınlarını devreye koyarlar. Terörün her türlüsüne destek vererek, her türlü terör olayına ön ayak olurlar. Ülkenin mevcut yönetimine karşı duran herkese sınırsız bir destek verirler. Mevcut yönetimi zorda bırakmak için, kendilerinin kurmuş oldukları uluslarüstü kuruluşları devreye koyarak, o ülke yönetimine zorla bazı yanlış kararlar aldırırlar. Yetmedi mi? Askeri cuntayı devreye koyar, darbe yaparlar! İşin özü, her türlü puştluğu yaparlar.
İşte bizim ülkemiz, son 15 yılda yakaladığı istikrar ile bu ülkelerin ligine girmeye aday bir ülke konumuna geldi. Başlangıçta o ülkeler bu durumdan rahatsız olmadılar. Çünkü onlar, “nede olsa biz ne istersek bu yönetim yapar, yapmazsa istediğimiz gün iktidardan alaşağı ederiz” diye düşünüyorlardı. Ne zamanki bu ülkenin lideri Davos Zirvesinde onların hepsinin gözlerinin için baka baka; “Siz Katilsiniz” dedi, işte o zaman onlar bu ülkede istedikleri gibi at koşturamayacaklarını anladılar. Ne zamanki bu ülkenin lideri, “Dünya beşten büyüktür” diye bir söz söyledi, o zaman bu ülkenin fazlasıyla büyümüş olduğunun farkına vardılar. İşte bu olaylardan sonra yavaş yavaş bu ülkeyi bir kaosun eşiğine getirdiler. Erbakan Hoca'nın ömrü boyunca “dış mihraklar” diye nitelediği, kimi kaynaklarda “gizli zındıka komitesi” olarak adlandırılan gizli yapılar, içimizdeki işbirlikçilerinin desteği ile ülkeyi bir uçurumun eşiğine getirdiler.
16 Nisan Onları Neden Korkutuyor?
6 Haziran seçimlerinden hemen sonra, “Erdoğan'ı Durdurduk” diye manşet atanlar, Kasım'da gelen güçlü yönetimi hazmedemeyip, içine “ikilik” sokmaya çalıştılar. Bu durum erken fark edilerek bir yönetim değişikliği ile sıkıntı bertaraf edilince; bu defa son çare darbeye başvurdular. Bazı ahmakların “kontrollü” dedikleri, tarihin en kanlı, en vahşi ve en planlı darbesini icra etmeye başladılar. 15 Temmuz'da bu milletin gösterdiği; “direniş ve diriliş” bütün dünyaya örnek oldu. Öyle bir örneklik ki; bütün vesayetçilerin sonunu getirecek bir örneklik! 15 Temmuz bize artık son dönemecin geçildiğini ve son düzlüğe gelindiğini haber verdi. Sırada tırmanış yani “yükseliş” vardı. İşte 16 Nisan'da oylayacağımız mini anayasa, bu düzlüğün son metreleri olacak ve tırmanış başlayacak inşallah. Bunu bilen vesayetçiler, hiçbir seçimde boş durmadıkları gibi bu seçimde de boş durmadılar. Her türlü ihanet, terör, vahşet, hakaret, iftira, yalan vb. yollarla; yeni anayasanın halktan “onay” almaması için çalıştılar. Onların tek korkusu var; vesayetlerinin bitecek olması!
Hayır Cephesi; Hayra mı, Şerre mi Hizmet Ediyor?
“Hayır cephesini” iyi takip ederseniz, kullandıkları jargonların, cümlelerin, kısacası propagandalarının tamamıyla aynı olduklarını görürsünüz. Kullandıkları her şey aynı çünkü aynı yerden emir alıyorlar. Görünürde hepsinin tek derdi var gibi geliyor, Erdoğan düşmanlığı. Fakat durum aslında öyle değil, hepsi bilerek aynı amaca hizmet ediyorlar. Aynı yerden besleniyorlar ve aynı yerden emir alıyorlar. Sözlerine başlarken, “biz esasında başkanlık sistemine karşı değiliz, amma ……” derler, “amması ne?” diye sorduğunuzda karşılığında saçma sapan laflar duyuyorsunuz. Bazıları “çekincelerimiz var” diyorlar, “nedir?” diye sorunca “çekince” demekten başka bir cevap vermiyorlar. Verdikleri hiçbir cevap yok. Sadece iddialar ve iftiralar var ortada! Öyle bir “hayır” cephesi var ki; bir araya gelmeleri mümkün görünmeyen fakat gizli bir elin bir araya getirdiği kurum ve kişilerden oluşuyor. İşte bunları görünce anlıyoruz ki; “hayır cephesi” hayra değil şerre hizmet ediyor.
Benim Oyum; İstiklal, İstikbal ve İstikrar İçin!
Ben bu referanduma; din, hilafet, şeriat vb. bir gözle bakmıyorum. Ama bu ülkenin geleceğini, bu milletin huzurunu, dünya mazlumlarının durumunu ve Müslümanların halini görünce; “evet” demenin en doğru yol olduğuna inanıyorum. Ülkemizin yakalamış olduğu istikrarlı büyümenin devamı için “evet” diyorum. İslam ülkelerinin geleceği adına; Suriye'li, Filistin'li, Arakan'lı, Irak'lı ve diğer ülkelerin mazlum halklarının geleceklerinin daha iyi olması için “evet” diyorum. Güvenli, huzurlu, mutlu ve sıkıntısız bir yaşam için “evet” diyorum. 15 Temmuz, 28 Şubat vb. darbelerin bir daha yaşanmaması için “evet” diyorum. Özgürlükler, haklar, halklar ve barış için “evet” diyorum. Vesayetin sona ermesi için “evet” diyorum. Yeniden yükseliş için “evet” diyorum. Çift başlılığın sona ermesi için “evet” diyorum. İstiklalimiz, İstikbalimiz ve istikrarlı büyüme için “evet” diyorum.
Seçimden Sonra Ne Olur?
Gönlümden geçen % 90'ın üzerinde bir katılım ile % 65'in üzerinde bir “evet” çıkması. Görünen o ki, bu durumun gerçekleşmesi biraz zor. Fakat yine de beklenenin üzerinde bir “evet” çıkacağını söylemek mümkün. Görünen o ki; içinde din, vatan ve millet sevgisi olup bir takım sebeplerle sandığa gitmek istemeyenler, Pazar günü o sandığa gidecek ve oylarını “evet” olarak kullanacaklar. Seçimin “evet” ile sonuçlanması, sihirli bir değnek gibi bütün sorunlarımızı halletmeyecektir. Olağanüstü hal durumun yaşandığı ülkemizde, yatırımcı biraz daha rahat, millet biraz daha dingin ve ülke biraz daha huzurlu hale gelecektir. Başta terör olmak üzere büyük sıkıntılarımız yavaş yavaş sona erecek, daha müreffeh bir ülkeye dönüşeceğiz. “Belirsizlik” hali sona erecek, hızlı bir yatırım ve kalkınma dönemi başlayacaktır. Bugün bize parmak sallayan ülkeler, tıpış tıpış tebriklerini iletmeye gelecekler. “Askıya aldık” dedikleri bütün sözleşmelerini devam ettirmek için, “elli takla atacaklar.” FETÖ, PKK vs. terör örgütleri, onların siyasi uzantıları ile siyasi partiler içerisinde onlara uşaklık edenler kaçacak delik arayacaklar. “Siyasi ayağına neden dokunmuyorsunuz?” sorusu ile karşılaşmayacağız. Milletin doğrudan seçtiği bir hükümet ve yine milletin seçtiği bir yasama organı olacak. Millet meclisi, meclis hükümeti denetleyecek.
Güçlü Bir “Evet” Ne Demektir?
Anayasanın içeriği iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış önemli değil! Önemli olan yerli ve milli bir anayasa olmasıdır. Önemli olan kimsenin vesayeti ile hazırlanmamış olmasıdır. Bu sebeple bu anayasaya “evet” demek hepimizin üzerine bir vecibedir. Güçlü bir “evet” bütün dünyaya vereceğimiz çok büyük bir mesaj olacaktır. Bu mesaj Ak Partili, MHP'li ya da CHP'li birilerinin mesajı olmayacaktır. Bu mesaj özgürlüğe hasret kalmış Türkiye insanının mesajı olacaktır. Güçlü bir “evet” bütün halklar için elzemdir! Güçlü bir “evet” dünyayı vesayetleri altına aldıklarına inanan kişilere atılacak “okkalı bir silledir”! Güçlü bir “evet”; “iyi ya da kötü bu bizim seçimimiz sizi ilgilendirmez” diyerek, vesayet sahiplerine bir “Osmanlı Tokadı” atmaktır! Güçlü bir “evet”, 600 sene dünyaya hükümran olmuş bir milletin, yeniden şahlanışının habercisidir! Güçlü bir “evet”, “artık dışarıdan ithal anayasa/yasa istemiyoruz, biz kendimiz yaparız” şeklinde bir mesajla, dünyaya meydan okumaktır! Güçlü bir “evet”, dünya mazlumlarına doğacak bir umuttur! Güçlü bir “evet”, zalimlerin kalbine düşecek bir korkudur! Güçlü bir “evet”; Müslüman devletlerin daha güçlü olduğu, yeniden şekillenecek yeni bir dünya yönetimi demektir!
Bu ahval içerisinde bize düşen; hayırlısını Mevla'dan niyaz ederek, elimizden gelen gayreti göstermektir.
Selametle...
Adem İnsanoğlu
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- İYİ Parti Malatya İl Gençlik Kolları Başkanlığına Mahmut Lider Şentürk Atandı
- Darende’nin Geleceğini Şekillendirecek Temaslar Tamamlandı
- Zehir Tacirlerine Ağır Darbe! 138 Şüpheli Yakalandı
- Sağlık-Sen’den Bakanlığa Çağrı: "Geçici Görevlendirmeyi İptal Etmeyin, Kadro Nakli Yapın"
- Arguvan’da Siyasi Deprem: Belediye Başkanı Ersoy Eren ve CHP Yönetimi İstifa Etti!
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.